Ana Sayfa
ElektroKent Perpa Dergisi E-Davetiye Almak İçin Tıklayınız... Abone Olmak İçin Tıklayınız
GÖRÜŞ


Gazanfer ŞANLITOP

Petrol Fiyatları El Yakıyor

Petrol fiyatları son yıllarda inanılmaz artışlar göstermeye başladı. Artık gün geçmiyor ki,yeni bir zam haberi duyulmasın. O artışlar da doğal olarak bütün enerji fiyatlarına yansıyor. Ürünlerinde enerjinin payı yüksek olan üreticiler kelimenin tam anlamıyla “köşeye sıkışmış” durumdalar. Üstelik bu artışlar düzensiz bir şekilde ortaya çıktığı için yükselen maliyetleri fiyatlara yansıtmak da mümkün olmuyor. Her zam haberinin ardından, yıllar önce

varil başına fiyatı on-on iki dolar civarındayken,yabancı petrol şirketleri tarafından ekonomik olmadıkları gerekçesiyle kapatılan petrol kuyularımız aklıma geliyor, hayıflanıyorum. Yüz kırk dolar seviyesi bile hâlâ ekonomik değilse, “acaba bizim petrollerimiz bu kadar kalitesiz mi, ya da çok mu derinlerde” diye sormadan edemiyorum. Kafamda durmaksızın sorular oluşuyor: Yoksa işin içinde başka oyunlar mı var? Bizim petrollerimiz birileri tarafından rezerv olarak mı saklanıyor? Çeşitli dönemlerde ülkemizi yönetme şansı bulan bakanlar, başbakanlar bu olayın farkına varmadılar mı? Yahut her şeyi bütün açıklığıyla biliyorlardı da ellerinden bir şey gelmiyor muydu? Bütün bunları sadece ben sormuyorum. Aynı sorular bütün vatandaşlarımızın da dilinde. Hatta kendilerini aydın sayan (ya da sanan) elit tabaka tarafından, “cahil oldukları gerekçesiyle oylarına değer verilmeyen” köylümüz, çiftçimiz de aynı soruları her fırsatta dile getiriyor. Ülkemizi yönetenler tarafından bu konuda yeterli ve inandırıcı açıklamaların yapılmasının tam zamanıdır diye düşünüyorum.Gelişen zorlu koşullar karşısında elbette boş durulmuyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde, enerji tasarrufu konusunda sürekli çalışmalar yapılıyor. Yeni teknolojiler hep daha az enerjiyle daha fazla iş yapmak, daha yararlı sonuçlar almak üzerine geliştiriliyor. Ama ne var ki, özellikle bizim gibi gelişmesini tam olarak gerçekleştirememiş ülkelerde bu buluşlardan yeterince yararlanılamıyor. Örnek vermek gerekirse; daha evlerimizdeki yalıtım işini bile tam olarak oturtamadığımızı, özellikle aydınlatmada tasarrufu ampullere bile geçemediğimizi üzülerek görüyoruz. İşyerlerinde, evlerde dışarıya çıkarken çoğu insan ışıkları kapatmayı aklına bile getirmiyor. Günümüzde bazı otellerde bu konuda önlemler alınmış, enerji tasarrufu konusunda gelişmeler kaydedilmiş durumda. Bu tekniği özellikle işyerlerinde nasıl gerçekleştirebiliriz diye düşünmeden edemiyorum. Sonra da moralim bozuluyor. Çünkü ülkemizde hâlâ rezistanslı ısıtıcılar kullanılarak en pahalı yöntemlerle ısınılmaya çalışıyor. Üstelik o tür ürünlerin; gazetelerde, radyolarda ve televizyonlarda sanki bir teknoloji buluşuymuş gibi aldatıcı sözlerle reklâmları yapılıyor. Her ısıtıcının artan bir şekilde enerji kaybına yol açtığı ve giderek sanayideki iş makinelerini çalışamaz duruma getireceği düşünülmeden! Benim bu konuda hükümetimize de bir önerim var. En kısa zamanda “Enerji Tasarrufu” adı altında yeni bir bakanlık kurulmalı ve her türlü enerjinin en ekonomik olarak nasıl kullanılacağı yönünde önce sanayicilerimiz, sonra da halkımız eğitilmelidir. Bu eğitimler; mutfaktan başlayarak, yemek pişirme, ısınma, aydınlatma,araba kullanma gibi daha pek çok konuyu kapsamak üzere hemen uygulamaya konulmalıdır. Bazılarına biraz komik gibi gelebilecek ama düşünmeden ve paylaşmadan edemiyorum. Yüce Allah, insanı mükemmel bir şekilde yaratmış. Bize bahşedilmiş,saymakla bitmeyen özelliklerimiz, güzelliklerimiz var. Bunların çoğunun farkındayız ama dikkate almadığımız bir özelliğimiz daha var. Bedenimizin enerji ihtiyacını karşılamakta çok ileri bir seviyedeyiz. Çünkü biz insanlar, enerjimizi etten, sütten, meyveden,sebzeden ve her türlü gıda maddelerinden sağlayabiliyoruz.Onları yakarak enerjiye çevirebilmemiz için aldığımız nefeslerdeki oksijen yetiyor. Olaya bu yönüyle baktığımızda kendimizi “mükemmel bir makine” olarak da görebiliriz. Bu bağlamda bilim adamlarına yeni bir görev daha düşüyor. Aslında şimdiden birtakım ilerlemeler kaydedilmiş durumda. Artık birtakım bitkilerden “petrol alternatifi ürünler” elde edilebiliyor. Bu konuda “biyo-dizel” örneğini gösterebiliriz.Ama bütün bunlar, akıl almaz boyutlarda büyüyen ihtiyaçları karşılamaya yetmiyor. Onlardan daha fazlasını bekliyoruz. Çünkü bu Dünya bizim ve hepimiz aynı gemideyiz!

Gazanfer ŞANLITOP
g.sanlitop@emasas.com.tr